Küçükyalı Eskort Defne Seanslarında Jartiyer Giymeyi Tercih Ediyor
Merhaba, ben Defne. Yirmi beş yaşındayım ve Maltepe Küçükyalı’da, sakin bir sokakta, kendi adıma tuttuğum şık bir dairede yaşıyorum. Görüşmelerimi başka bir yerde, otelde ya da arabada değil; tam olarak burada, kendi evimde yapıyorum. Kapıdan içeri girdiğiniz anda dışarıdaki tempo, trafik ve günün yorgunluğu geride kalır. Park derdi yoktur; komşu baskısı, meraklı bakış ya da acele ettiren bir ortam da yoktur. Güvenle gelebilir, rahatça oturabilir, isterseniz bir süre sadece konuşabilirsiniz. Ben aceleye getirilen, mekanik buluşmalardan hoşlanmam. Karşımdaki insanı gerçekten hissetmek, onun ne istediğini anlamak ve o akşamı birlikte kurmak isterim.
Beni tarif etmek gerekirse, alımlı ve dikkat çeken bir kadınım; ama asıl farkı yaratan şey görünüşten çok, odaya girdiğimde bıraktığım izlenimdir. Bakışım nettir, sesim yumuşaktır, hareketlerim aceleden uzaktır. İnsanlar çoğu zaman ilk dakikada karar verir. Ben de o ilk dakikayı boşa harcamam. Kapıyı açtığımda üzerimde çoğu zaman jartiyer olur. Bu benim için kostüm değil, bir tercih ve bir dildir. Karşınızdaki kadının sizi etkilemeye niyetli olduğunu, o akşam için hazırlandığını ve sıradan bir karşılamayla yetinmeyeceğini hemen anlarsınız. Fazla söze gerek kalmaz. Göz göze geldiğimiz anda hava değişir; geri kalanı bedenler ve tempo belirler.
Jartiyer benim için bu işin en temel parçalarından biridir. Karşındaki insanı etkilemeden, sadece “hizmet” sunarak geçiştirilen bir buluşma bana göre eksik kalır. Siyah dantel, koyu kırmızı saten, ince file, klasik askılı modeller, daha modern ve sade kesimler… Dolabımda renk renk, model model yüzlerce parça var. Yeni bir model gördüğümde koleksiyonuma eklerim; çorap yırtılırsa yenisini alırım, dert etmem. Çünkü detay benim için gösteriş değil, özen demektir. O akşam hangi parçayı seçeceğimi bazen siz söylersiniz, bazen ben sürpriz yaparım. İsterseniz klasik ve zarif, isterseniz daha iddialı ve cesur bir karşılama olur. Önemli olan, kapıdan içeri adım attığınız anda “doğru yere geldim” demenizdir.
Evim bu buluşmalar için düşünülmüş bir yer. Temiz, düzenli, loş ışıkla yumuşatılmış, rahat koltukları ve sessiz bir odası olan bir daire. Komşu takıntısı yok; kimse kapı dinlemez, kimse sizi merdivende tartmaz. Gelen misafirim rahat eder, acele etmez, isterse bir süre sadece oturur. Ben de aynı rahatlığı isterim. Çünkü iyi bir buluşma, iki tarafın da kendini güvende hissettiği yerde başlar. Küçükyalı’nın bu köşesi tam da bunun için uygun: ulaşımı kolay, ortamı sakin, evin kendisi ise dışarıdan bakınca sıradan, içeride ise tamamen bana ait.
İlişkimiz, etkilenmenin hemen ardından başlar. Ben bunu uzatmam, yapmacık bir senaryoya da dönüştürmem. Jartiyerin askısı, çorabın ten üzerindeki çizgisi, bakışın ağırlığı… Bunlar yeterince konuşur. Sonrasında tempo size göre şekillenir. Yavaş ve uzun süren bir akşam da olabilir, daha doğrudan ve yoğun bir buluşma da. Ben her iki tarafa da açığım; yeter ki karşımdaki kişi net olsun, saygılı olsun ve o saati birlikte yaşamak istesin. Zorlama, acele ve belirsizlik benim tarzım değil. Ne istediğinizi söylemeniz yeter. Gerisini ben hissederim.
Yirmi beş yaşında olmam, bu işe yeni başladığım anlamına gelmez. Ne istediğimi bilirim, sınırlarımı bilirim, misafirimin de rahat etmesi için ne gerektiğini bilirim. Gösterişli vaatler sıralamam. Size “unutulmaz bir gece” diye boş cümleler kurmam. Bunun yerine şunu söylerim: Kapıyı açtığımda beni jartiyerli, hazır ve size dönük görürsünüz. Etkilenirsiniz. Ve o andan itibaren ilişki başlar. Renk renk yüzlerce jartiyerimin arasından o akşama uygun olanı seçerim; çorap eskirse yenisini alırım, koleksiyonum büyümeye devam eder. Çünkü detay benim için bitmez.
Maltepe Küçükyalı’da, kendi evimde, park derdi olmadan, komşu baskısı olmadan, güvenle ağırlarım. Alımlı, ilgi çekici ve bu buluşmayı ciddiye alan bir kadınım. Eğer acele edilmeyen, özenli ve etkileyici bir karşılama arıyorsanız, doğru kapıdasınız. Gerisi, içeri girdiğiniz anda başlar.