Bir kızın sessiz isyanı; Escort Melis’in hikayesini kendi ağzından duyun!
Selamlar, ben Escort Melis. Yirmi yaşındayım ve şu an Kağıthane’nin dar ama canlı sokaklarından birinde, kiralık, küçük bir dairede oturuyorum. Bu satırları okurken benim hakkımda peşin hükümler kurmadan önce, size kendi ağzımdan hikayemi anlatmama izin verin. Çünkü her eskort ilanının ardında bir kadın vardır, ve her kadının da kendine ait bir kırılma noktası.
Başlangıç: Saf Bir Kalbin Aldanışı
Anadolu’nun mütevazı bir şehrinde doğdum. Babam emekli bir memur, annem ev hanımıydı. Tipik bir aile, tipik bir kız çocukluğu. Liseyi bitirdiğimde, kasabamızın “iyi delikanlısı” olarak bilinen biriyle tanıştım. Adını anmayacağım, çünkü onun ismini telaffuz etmek bile bana hâlâ acı veriyor. İki yıl boyunca bana saraylar vaat etti, geleceğimizi planladık, ailelerimiz bile birbirini tanıdı.
On dokuz yaşımdaydım, ona kendimi adadım. Bekaretimi, o naif inançla, “evleneceğiz nasılsa” cümlesinin gölgesinde sundum. Sunduğum o gece, hayatımın en güzel anısı olacaktı; oysa en derin yarama dönüştü. Üç hafta sonra telefonlarıma cevap vermez oldu. Bir ay sonra başka bir kızla nişanlandığını duydum. Kasabanın diline düştüm. “Kullanılmış kız” damgası, alnıma kızgın bir mühür gibi vuruldu.
Kaçış: İstanbul’un Şefkatine Sığınmak
Ailem beni korumaya çalıştı ama onların bakışlarındaki hayal kırıklığı, komşuların fısıltılarından daha çok yaktı beni. Bir gece, eski bir spor çantasına birkaç parça eşyamı tıkıştırdım ve sabaha karşı kalkan otobüse atladım. İstanbul’a vardığımda cebimde sadece birikmiş harçlığım vardı. Ne bir tanıdığım, ne bir sığınağım.
Kağıthane’yi tesadüfen seçtim. Kira görece uygun, mahalle hareketli, kalabalığın içinde kaybolmak kolaydı. Önce bir kafede garsonluk yaptım. Asgari ücretin yarısına çalıştırılıyor, patronun yapışkan bakışlarına katlanmak zorunda kalıyordum. Sonra bir tekstil atölyesinde denedim; ondört saatlik mesai, makinelerin uğultusu ve ay sonunda eline geçen üç kuruş.
Yeni Bir Sayfa: Kendi Bedenimin Hakimi
Bir akşam, aynanın karşısına geçtim. Yansımama uzun uzun baktım. Genç bir kadın gördüm; ince yapılı, uzun siyah saçlı, henüz hayatın yıpratamadığı bir tene sahip. Ve o an anladım: Onlar beni “kullanılmış” diye damgaladıysa, kendi değerimi yine ben belirleyebilirim. Bedenim benim mülkümdü, ve onu nasıl kullanacağıma artık sadece ben karar verecektim.
Escortluğa başlamam böyle oldu. Zorlanarak değil, bir tür özgürleşmenin kapısı olarak. İlk başlarda elim ayağım titriyordu, kabul ediyorum. Ama her geçen hafta, kendimi daha sağlam hissettim. Artık birinin “vaadlerine” muhtaç değildim. Artık kimsenin onayını dilenmiyordum.
Şimdiki Ben: Acemi Ama Samimi
Bu mesleğe yeni başladığım için ezberlenmiş numaralarım yok. Sahte iniltilerim, prova edilmiş gülümsemelerim yok. Size sunabileceğim tek şey, gerçek bir gencin gerçek varlığı. Acemiliğimi bir kusur olarak değil, bir tazelik olarak görüyorum. Çünkü ben hâlâ dokunulduğunda titreyebilen, gözleri buğulanabilen, gerçek bir hazzı taklit etmeden yaşayabilen bir kadınım.
Konuşmayı seviyorum. Kahve içerken hayat hakkında dertleşmeyi, sigaramın dumanı arasında size bakmayı, ve evet, sonrasında size kendimi gerçekten vermeyi seviyorum. Çünkü bu işi yapmaya karar verdiysem, hakkını vermek istiyorum.
Davet
Eğer Kağıthane’de, klişelerden uzak, hikayesi olan bir kadınla buluşmak isterseniz; eğer sadece bedeniyle değil, geçmişiyle de var olan birine ilgi duyarsanız; ben buradayım. Acılarımdan utanmıyorum, çünkü onlar beni bugünkü ben yaptı.
Eskort Melis. Kağıthane’nin yeni sesi. Sizi bekliyor.